• BIST 80.555
  • Altın 83,892
  • Dolar 2,2265
  • Euro 2,7810
  • Van -3 °C
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 14 °C

Berat Beratımız Olsun

Hasan ORTAKAYA

Berat; kelime olarak “çirkin şeylerden, suç ve cezalardan kurtulmak, kendinden olmayan şeylerden arınıp, saf hale gelmek” demektir.

Dinimizde ise; “günahlardan temizlenme, Allah’ın af ve merhametine ulaşma, Allah nazarında temize çıkarılıp berat etme” manalarına gelir.

Kurtuluş gecesi olarak da bilinen bu gecenin diğer gecelerden farklı birçok özelliği vardır.

Bu gece, Müslümanlar için af ve bağışlanma gecesidir.

Bu gecede yapılan ibadet ve dualara, vasıtasız olarak icabet vardır.

Bu gecede yapılan ibadet ve duaların dereceleri ve sevapları çok yüksektir.

Bu geceyi ibadetle geçirenlere Allah’û Tealâ melekleriyle destek verir.

Bu gece, insanların bir senelik rızıkları, zengin veya fakir olacakları, yaşam ve ölümleri gibi kaderi ilgilendiren konular meleklere bildirilir.

Peygamberimiz (s.a.v.) bu gecenin önemini belirtirken Hz. Aişe validemize şöyle buyurmuştur:

“Bu gece; Şaban’ın on beşinci gecesidir. Allah’û Tealâ, bu gecede Benu Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri (kılları) sayısınca insanları cehennemden kurtarır.
Ancak kendisine şirk koşanların, Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile ilişkilerini kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana-babasına asi olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz.” (1)

Allah-û Tealâ, bir yıl boyunca bilerek veya bilmeyerek kendisine karşı hata yapan kullarını bu gece; tövbeye, duaya, ibadete ve yalvarmaya çağırıyor.

Sevgili peygamberimiz bu geceyi ihya etmemizi tavsiye ederken şöyle buyurmuşlardır:

“Şaban ayının on beşinci gecesini ibadetle geçirin. Gündüzünde de oruç tutun. Çünkü yüce Allah, bu gece güneşin batmasıyla, dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve şafak sökene kadar: “Tövbe eden yok mu? Affedeyim. Rızk isteyen yok mu? Rızk vereyim. Hastalığına şifa isteyen yok mu? Şifa vereyim. Daha ne gibi istekleri varsa, istesinler vereyim buyurur.” (2)

İşte merhameti bol, keremi bol, kudreti ve azameti sonsuz olan yüce Mevlâmız, her an ve her saniye olduğu gibi, o gecede de kendisine iltica etmemizi bekliyor.

O halde; bugün, “isteyin vereyim” buyuran Allah-û Tealâ’ya, umut ve dualarımızla yönelmenin günüdür.

Bugün; O’na varmayan bütün kapıların yüzümüze kapanacağı gün gelmeden her kapıda O’nu aramanın günüdür.

Bugün; O’nu bilmenin izzetini, O’nsuz olmanın zilletini fark etmenin günüdür.

Bugün; kendisine el açanları boş çevirmeyene; mahcup, mahzun, boynu bükük ama ümitvar olarak el açmanın günüdür.

Bugün: “Ey güzeller güzeli! Günümü güzel, gecemi güzel, ömrümü ve ahlâkımı güzelliğinle güzelleştir” diye, ısrar etmenin günüdür.

Bugün; gaflet uykusundan uyanıp, aslımıza esasımıza uygun bir hayata başlamanın günüdür.

Bugün; geçmişi iteleyen, geleceği bekleyen gündür.

Bugün; peygamberimizin secdede şöyle dua ettiği gündür:

“Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum. Ya Rabbi! Sen(in korkun)dan yine sana iltica ediyorum. Sen yücelerden yücesin. Seni lâyık olduğun şekilde medh-ü sena edemiyorum. Sana lâyık bir şükürle şükredemiyorum. Sen ancak kendini sena ettiğin (övdüğün)  gibi (yüce) sin”  (3) buyurarak bizlerin de bu dualarla dua etmemizi beklediği mübarek bir gündür.

Bu temenni ve niyazlara iştirak ederek, yüce Mevlâ’mızdan, hepimizi berat etmesini diliyor ve kandilinizi kutluyorum...


(1) Buhari
(2) İbn-i Mace: C.1 /444
(3) Kütüb-i Sitte: 8/470

Bu yazı toplam 5077 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erciş Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim