• BIST 80.555
  • Altın 83,892
  • Dolar 2,2265
  • Euro 2,7810
  • Van -3 °C
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 14 °C

Tarihsel Gelişim Sürecinde Erciş'in Tarihi

Bünyamin KARA

Bir insan topluluğunu millet yapan elamanların başında o milletin kültürü değerleri gelir. Kültür bir yaşam tarzıdır. Bu yaşam tarzı olan kültürün de en önemli bir bölümünü o milletin geçmişte yaptığı eserler oluşturur. Bu eserler kültüre farklı değerler katarak bulunduğu coğrafyanın tapusu niteliğini kazandırır.

Anadolu coğrafi konumu nedeniyle ilkçağdan itibaren çeşitli toplulukların kültür merkezi olmuştur. Bu kültür merkezlerinden biri olan Erciş’in dünyanın tarihsel gelişim sürecinde yeri oldukça önemlidir. Tarihî kaynaklar, Kayı boyunun Türkistan’dan Anadolu’ya göçerken Ahlat –Erciş bölgesinde 1074–1230 yılları arasında kaldığını ittifakla yazar. Ertuğrul Gazi, Ahlat şah Beyliği’nin bir teb’ası olarak bu yörede dünyaya gelmiştir. Bölgede uzun yıllar kalan Kayı boyu, 1230 Yassı çemen Savaşı’nda Alâeddin Keykubat’a yardımda bulunmuş ve onun savaş kazanmasında önemli rol oynamıştır.

Bu yardımlarından dolayı Kayı boyuna Karacadağ bölgesi verilmiştir. Erciş –Ahlat yöresinden aldıkları kültür terbiyesi ile Şanlı Osmanlı devletini kuran kayı boyu dünya tarihinde üç kıtaya hükmetmişlerdir. Arsisa ve Arciş adıyla anılan bu şirin ilçemizin Arciş adının Urartu kralı II. Argiştiden geldiği dolayısıyla Erciş’in Urartular tarafından kurulduğu söylenmektedir. Bölge Urartulardan sonra sırasıyla med, Pers, roma ve Bizans egemenliğine sahne olur. Yörede İslam ordularının etkinliği 640 da görülür, bununla birlikte Emevi ve Abbasilerin etkinliğine baş gösterir. Bölgeye ilk Türk akınları 1054 de Tuğrul Bey tarafından başlatılırsa da 1071 Malazgirt savaşıyla da kesin Türk yurdu olur.


Coğrafi konum nedeniyle birçok kervan yolunun birleştiği şehir kısa sürede ün sahibi olur. Öyle ki Arap kaynaklarında ve Kâtip Çelebi’nin “Cihannümasında” bu günkü Van gölünün adı Buhayratül Erciş (Erciş gölü) olarak geçmektedir.

XIV. yüzyılda Karakoyunlu Türkmenlerinin başkenti olan şehir bir dönem en parlak günlerini yaşadıktan sonra Karakoyunlu Timur arasındaki savaşla tamamen tahrip olur. Karakoyunlulardan sonra Safavilerin eline geçen Erciş, 1514 de Çaldıran savaşıyla Osmanlı topraklarına katılır. 1548 de ise Van Beylerbeyliğine bağlı sancak olur. 1914 de I. Dünya savaşının başlaması ile 1915 de Ermenilerin yardımı ile Erciş ve çevresi Ruslar tarafından işgal edilir. Halkın büyük bir bölümü göç eder. Gidemeyen yaşlı, kadın ve çocuklar en vahşi şekilde katliama maruz kalır. Çavuşoğlu samanlığında bulunan toplu mezar bunu kanıtlar niteliktedir.

1917 de Rusya’daki Bolşevik ihtilalı ile Rusya savaştan çekilir. Güçsüz kalan Ermeniler bir müddet daha katliamlarına devam ederler.

1 Nisan 1918 de milislerimiz ve silahlı kuvvetlerimizce Erciş Ermeni işgalinden Kurtarılır. Bu gün Van iline bağlı sevgi ve barışın eğemem olduğu il olmaya aday şirin bir ilçe konumundadır.  Coğrafi konum olarak çok önemli bir mevkide kurulan Erciş, gerek birçok beyliğin sık sık el değiştirmesi, gerekse işgaller nedeni ile her seferinde talan edilmiş ve yeni baştan inşa edilmeye çalışılmıştır. İnsanlığın bu yıkım ve talanına bir de coğrafi nedenler eklenince Erciş’te tam bir tarih katliamı yaşanmıştır. Van Gölünün yükselmesi ile birlikte bakımsızlık ve ilgisizlik sonunda Medeniyetler şehri olan Erciş’in tarihi silinmeye yüz tutmuş konumdadır.

Bizde “Devede kulak misali” kültürel dokusu ile eski Erciş’i tanıtmaya çalıştık. Yörenin geçmişine ait çeşitli medeniyetlerin izlerini taşıyan bu kültürün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması en büyük dileğimizdir.

ERCİŞ’İN COĞRAFİ KONUMU

Süphan dağının eteklerine tutunarak onun ihtişamlı bakışından feyiz alarak  yıllar boyu cazibeliliğini koruyan ilçemiz Erciş Ovası üzerinde kurulmuştur. Bu ova Ala Dağlar ve  Süphan Dağı ile Van Gölü arasına yayılmış verimli ve sulu bir alandı.

Van Gölünün kuzeyinde yer alan Erciş’in doğunda Muradiye, Batısında Adilcevaz  ve Patnos, kuzeyinde Diyadin ve güneyinde ise Van Gölü yer almaktadır. Denizden yüksekliği   1750 m’dir.

Bölge iklim olarak karasal iklim kuşağında yer almasına rağmen Erciş’te iklim ılımandır.  özellik göstermektedir.  İlçenin belli başlı dağları; Kuzeyde Ala Dağlar, Doğuda Aksurik ve Meydan dağlarıdır. Bununla birlikte Zernaki, Kızıl kaya tepelerlide önemli tepeler arsındadır.

İklimi tarım ve hayvancılığa elverişli olan ilçede büyük ve küçük baş hayvancılığı ile birlikte Balıkçılıkta yapılmaktadır. Tarım ise, geniş ve sulak arazilerde Şeker Fabrikasından dolayı Endüstri bitkisi olan Şeker Pancarı, sebze, meyve ve tahıldır.
             
Bünyamin KARA
Sanat Tarihi Bilim Uzmanı

Bu yazı toplam 7271 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erciş Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim